MS hastaları için enfeksiyonun kendisi mi, yoksa aşısı mı daha kötü?

Birçok çalışma göstermiştir ki, enfeksiyonlar hangi organda olursa olsun atak riskini yaklaşık olarak iki kat arttırmaktadır. Ayrıca atak olmasa bile enfeksiyon geçiren MS hastalarının beyin MR’larında aktif plak sayısı da artmaktadır. Bunlar dışında, enfeksiyonlar nedeni ile ortaya çıkan atakların kalıcı özürlülük bırakma ihtimalleri enfeksiyonsuz şekilde ortaya çıkan ataklara göre de daha yüksektir.

Buna karşın aşıların da immün sistemi aktive edip, atakları ortaya çıkarabileceği kaygısı uzun zamandan beri MS uzmanları tarafından dile getirilmektedir. Bu nedenle MS hastaları ile uğraşan hekimlerde uzun zamandan beri aşılardan uzak durma eğilimi vardır. Ancak son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar bu durumun pek de doğru olmadığını göstermektedir.

Aşılar MS’in ortaya çıkmasında bir faktör olabilir mi?

Bu konu hakkında belki de en çok suçlanan aşılardan biri HPV (Human papiloma virüsü) aşısıdır. Bu aşı esas olarak kadınlarda serviks kanseri riskinin azaltılması için geliştirilmiştir. Vaka bildirisi şeklinde bazı yayınlar HPV aşısı ile MS arasında bir ilişkinin olabileceğini düşündürmektedir. Ancak Danimarka ve İsveç’te 5 milyona yakın kadın üzerinde yapılan bir çalışmada bu aşıyı yaptırmış kişilerde yaptırmamış kişilere göre MS ortaya çıkma riski açısından bir fark olmadığı gösterilmiştir (Scheller, JAMA 2014). Benzer sonuca bir Fransız çalışmasında da ulaşılmıştır. Bu nedenle HPV aşısının MS’e neden olmadığı söylenebilir.

HPV’ye benzer bir kaygı rekombinant hepatit (sarılık) virüsü aşısının 1990’larda piyasaya sürülmesinden sonra artan MS hasta sayısı nedeni ile de yaşanmıştır. Gerçekten de klinik pratikte hepatit aşısı sonrasında MS benzeri demiyelinizan hastalık ortaya çıkaran hastalar ile karşılaşılmaktadır. Hepatit virüsü ve MS arasındaki ilişki çelişkili sonuçlar nedeni ile halen net değildir ancak birçok çalışmada bu aşının MS’e neden olmadığına dair kanıtlar bulunmuştur. Yine de hekimler arasında bu konuda farklı yaklaşımlarla karşılaşılabilmektedir.

Bunların yanı sıra Amerikan Tıp Enstitüsü’nün ayrıntılı ve geniş analizinde şu anda kullanımda olan herhangi bir aşının MS’e neden olduğunu söyleyebilecek bilimsel kanıtın olmadığı da gösterilmiştir (Stratton, The National Academies Press 2011).

Grip aşısı MS hastalarında kötü müdür?

Grip (influenza) aşısı inaktif (ölü) bir aşıdır. Bu nedenle bağışıklık sistemi ilaçlar nedeni ile baskılanmış kişilerde bile hastalığa neden olmamaktadır. Grip aşısının MS hastalarında denendiği birçok çalışma mevcuttur. Bunların hemen hepsinde aşının MS atakları üzerinde olumsuz bir etkisinin olmadığı gösterilmiştir. Bu aşı kalabalık yerlerde çalışan ve enfekte hastalarla muhatap olma olasılığı yüksek olan MS’li hastalara yapılabilir. Aşının grip sezonundan önce Eylül-Kasım aylarında yapılması önerilmektedir.

MS tedavileri aşıların etkisini azaltır mı?

Bu sorunun yanıtını belirleyen iki faktör vardır. Birincisi yapılan aşının hangi tipte aşı olduğu, ikincisi ise hastanın hangi tedaviyi aldığı. Birçok tedavinin aşıların etkisi üzerinde olumsuz etkisinin olmadığı bilinse de glatiramer asetat veya mitoksantron gibi tedaviler influenza (grip) aşısının etkisini azaltabilmektedir (Pellegrino, Vaccine 2014). Ayrıca natalizumab gibi bazı tedavilerin aşılar üzerine etkisi de halen belirsizdir.

Aşıların MS hastalarında olumlu etkisi olabilir mi?

Bu konuda yapılmış en önemli çalışma BCG (tüberküloz aşısı) ile ilgilidir. Bir çalışmada ilk atağını geçiren hastalara tüberküloz aşısı yapılması halinde ikinci ataklarını geçirme olasılıklarının azaldığı gösterilmiştir (Ristori, Neurology 2014). İlginç bir şekilde tetanus aşısı yapılan MS hastalarının da daha seyrek atak geçirildiğini gösteren bir çalışma da vardır (Hernan, Neurology 2006).

Fingolimod tedavisi alanlarda varisella (su çiçeği virüsü) aşısının yapılması gerekli midir?

Fingolimod tedavisi alan hastalarda nadir olmakla birlikte varisella enfeksiyonları ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle bu tedaviyi alması planlanan hastaların hepsinde tedavi öncesinde varisella virüsüne karşı IgG antikorunun olup olmadığına bakılmalıdır. VZV IgG antikoru olmayan hastaların tedavi öncesinde bir ay ara ile toplam iki kez aşılandıktan bir ay sonra antikor varlığı saptanırsa fingolimod tedavisine başlanabilir.

MS hastaları ne zaman aşı yaptırmalıdır?

Aslında bu sorunun yanıtı genel olarak sağlıklı insanlara da uygulanan aşılama kurallarına benzerdir. Aşılama aşıdan dolayı engellenen hastalığın ortaya çıkması halinde oluşturacağı riskin, aşının kendisinin ortaya çıkardığı riskten daha fazla olduğu durumlarda yapılmalıdır. Gerçekte MS hastaları için aşılama programı bazı aşılar dışında sağlıklı insanlardan çok da farklılık göstermemektedir (Loebermann, Nature Review Neurology 2012).

MS hastalarının yaptırmaması gereken aşılar var mıdır?

Her ne kadar bu konuda çok çalışma olmasa da MS hastalarının özellikle sarı humma aşısından uzak durması önerilmektedir. Bunun dışında, net bir kanıya sahip olacak bilgiye sahip olmadığımız aşılar da vardır. Bunlar da; meningokok, pnömokok, kolera, hepatit A, kuduz, tifo ve çocuk felci aşılarıdır.