Kronik serebrospinal venöz yetmezlik (CCSVI) 2007 yılında bir İtalyan damar cerrahı olan Zamboni tarafından multipl skleroz (MS) hastalarında izlendiği öne sürülen bir bulgudur. Bu hipoteze göre MS hastalarında izlenen beyin hasarına, beyin kanını kalbe götüren toplar damarlarda (serebrospinal venöz damarlarda) oluşan darlıklar neden olmaktadır. Bu nedenle hastaların darlıklarının anjiografik yöntemler kullanılarak açılması hastalığın ilerlemesini durdurabilir. Zamboni ve arkadaşları girişimsel anjiografiyi kullanarak hastaların damarlarını açtıklarında hastalığın durdurulabildiğini iddia etmişlerdir.
Aslında MS’in toplar damarlar ile ilişkisi 1935’lerden beri bilinmektedir. MS plaklarının beyinde küçük toplar damarlar çevresinde yoğunlaştığı, iltihabi hücrelerin daha çok bu bölgelerde yerleştiği bir çok çalışmada ortaya konmuştur. Bu bulgunun nedeninin yıllarca tam olarak anlaşılamamış olmasına rağmen, denenmiş olan kan sulandırıcı tedavilerin başarısızlığı, MS’de damar tıkanıklığı teorisinin uzun yıllar tozlu raflarda kalması ile sonuçlanmıştır. Onlarca yıl boyunca yapılan bilimsel çalışmalar MS’in gerçekte bir damar hastalığı değil yanlış yönlenmiş bir bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu açık şekilde ortaya koymuştur.
Zamboni ve arkadaşları ilk çalışmasında tüm MS hastalarında serebrospinal yetmezlik olduğunu iddia etmiştir. Bundan daha da tuhafı MS olmayan hiçbir hastada venöz yetmezlik saptayamamışlardır. Bu bulgu MS hastalığında uzun zamandan beri inanılan bağışıklık sistemindeki bozukluğu temel alan bilimsel bilgiyi toptan yadsıması nedeni ile ciddi tartışmalar başlatmıştır.
Ne yazık ki, Zamboni’nin çalışması sözlü ve yazılı medyada ve internette gereğinden önce yayılarak hastaların suistimali ile sonuçlanan bir süreç başlamıştır. Henüz yeterli kanıtlar yokken Doğu Avrupa ülkelerinde binlerce euro karşılığında hastaların toplar damarlarına stent konması veya balon anjioplasti gibi işlemler yapılmaya başlanmıştır. Bu cerrahi işlemler sırasında 2 kişi hayatını kaybetmiş, birinde de ağır nörolojik hasar oluşmuştur.
Serebrospinal yetmezlik teorisine olan yoğun ilgi Kanada ve A.B.D. Multipl Skleroz Cemiyetlerinin 7 çalışmaya toplam 2,4 milyon dolarlık bütçe ayırmasına neden olmuştur. Çalışmalar halen sürmektedir. Bu çalışmaların sonuçları yavaş olmakla birilikte yayınlanmaya başlanmıştır. Ortaya konan ilk bulgular Zamboni’nin sonuçlarının tekrarlanamadığı yönündedir. En saygın nöroloji dergilerinden biri olan Neurology’de yayınlanan bir makalede aslında venöz yetmezlik, toplumda sanılandan daha da yaygındır. MS, diğer nörolojik hastalar ve sağlıklı bireylerden oluşan 499 kişilik bir grupta sağlıklı kişilerin %23’ünde ve MS dışı diğer nörolojik hastalıklara sahip hastaların da %46’sında  venöz yetmezlik saptanmıştır. MS hastalarının ise sadece %56’sında venöz yetmezlik bulunmuştur. Bu bulgu venöz yetmezliğin MS’e özgü bir bozukluk olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. MS hastalarında izlenen hafif artmış sıklığın nedeni ise ileri araştırmaların konusudur, ancak daha önce iddia edildiği gibi çok yüksek oranlarda da değildir.
Kronik bir hastalık olan MS’de bu tip kanıt yoksunu teoriler her on yılda bir ortaya atılmaktadır. Daha önceki yıllarda arı sokması ile ilgili yersiz tedaviler bir çok hastanın mağdur olması ile sonuçlanmıştır. Kronik serebrospinal yetmezlik (CCSVI) de halen bir teori olma özelliğini korumaktadır ve hastalara bilimsel deney dışında önerilmemeli ve uygulanmamalıdır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR

Multipl skleroz (MS)