Alzheimer hastalığı nedir?

Alzheimer hastalığı özellikle 65 yaşından sonra ortaya çıkan, bunamanın (demansın) izlendiği bir hastalıktır. Tüm bunama ile giden hastalıkların %50-75’ini oluşturmaktadır.

Alzheimer hastalığının sıklığı nedir?

Alzheimer hastalığının sıklığı yaş ile artmaktadır. 65 yaşından sonra Alzheimer’a yakalanma sıklığı her 5 yılda bir iki kat daha fazladır. Toplumun giderek yaşlanması nedeni ile önümüzdeki yıllarda Alzheimer’lı hastaların sayısının çok daha fazla olacağına inanılmaktadır.

Alzheimer hastalığı tanısı nasıl konmaktadır?

Alzheimer tanısından önce bunamanın (demans) tanısının konması gereklidir. Bir kişiye bunama tanısının konabilmesi için hafıza kaybı ile birlikte aşağıdaki en az bir başka bilişsel işlev kaybının objektif olarak ortaya konması gereklidir:

•afazi (konuşma ve anlama bozukluğu)
•apraksi (beceri kaybı)
•agnozi (tanıma kaybı)
•yürütücü işlev kaybı (planlama bozukluğu vs.)

Bunama tanısı konduktan sonra hastanın Alzheimer hastalığı tanı kriterlerini doldurup doldurmadığına bakılır. Burada en önemli faktör bunamaya neden olan başka bir hastalığın olup olmadığının ortaya konmasıdır. Eğer başka bir hastalık saptanamazsa olası Alzheimer hastalığı teşhisi konabilir. Alzheimer hastalığının kesin teşhisi halen sadece beyin biyopsisi veya otopsi ile yapılabildiği için aslında hastalara yaşamları süresince kesin Alzheimer hastalığı teşhisi konamayabilir.

Alzheimer hastalığı teşhisi sırasında ne tür laboratuvar testleri kullanılmaktadır?

Burada en sıklıkla başvurulan testler rutin kan incelemeleri, beyin MR veya tomografi görüntülemesi ve nöropsikolojik değerlendirmedir. Bunların sonucuna göre başka incelemelere (örneğin: EEG, beyin omurilik sıvısı) de ihtiyaç duyulabilir.

Alzheimer hastalığının tedavisi nasıl yapılmaktadır?

Alzheimer tedavisi temel olarak üç basamakta özetlenebilir:

1. Birinci basamak: eğitim ve destek
Bu aşamada hasta ve yakınları hastalık hakkında bilgilendirilmelidir. Hastanın unutkanlığını ve kafa karışıklığını arttırabilecek başka ilaçların (özellikle uyku ve kaygı giderici ilaçlar gibi) kullanımının kısıtlanması ve kesilmesi önerilmelidir. Hastalığın erken dönemlerinde bile olabilecek kaybolma, tehlikeli unutkanlıklar (ocağı açık bırakma, kapıyı açık bırakıp evden dışarı çıkma gibi) davranışların kontrolü ve hastanın gerekli ortamlarda gözetim altında tutulması öğütlenmelidir. Hastaların araç kullanmaları kendi ve başkalarının durumlarını tehlikeye atabileceğinden dolayı, araç kullanımı hastalığın ağırlık durumuna göre ya gözetim altında olmalı ya da engellenmelidir. Aile bireyleri ve hasta ile ileride vesayet sorununun gündeme gelebileceği görüşülmeli ve gelecek beklentilerinin ne olduğu değerlendirimelidir.

2. İkinci basamak: Alzheimer’ın ilaç tedavisi
• Asetilkolinesteraz inhibitörleri: Alzheimer hastalığının seyrini değiştiren bir tedavi henüz bulunamamıştır. Ancak hastaların yaşam kalitesini arttıran, son evreye gelme süresini uzatan belirti giderici ilaçlar bulunmaktadır. Bunların başında beyindeki asetilkolin miktarını arttıran kolinesteraz inhibitörleri kullanılmaktadır. Bu grupta onay almış dört ilaç bulunmaktadır. Bunlar takrin, donepezil, rivastigmin ve galantamin isimli ilaçlardır. Takrin yan etkileri nedeni ile artık kullanılmamaktadır. Kolinesteraz inhibitörleri özellikle ilk başlandıkları sürede hastaların belirtilerinde sınırlı da olsa bir miktar düzelme sağlamaktadır. Takip eden süre içerisinde hastalığın kendi seyrinde kötüleşmesi izlenebilmektedir. Bu ilaçlar hastalığın seyrinde yaklaşık 2-7 aylık bir yavaşlama sağlamaktadır ve özelikle hafif veya orta şiddetteki Alzheimer hastalığında etkindirler. İleri dönem Alzheimer’da ise etkileri son derece sınırlıdır. Bu gruptaki ilaçlar sadece unutkanlık üzerinde değil ayrıca hastanın hırçınlık ve sinirlilik gibi davranışsal belirtilerinde de düzelme sağlayabilmektedir. Bu ilaçların en sık yan etkisi bulantı, kusma ve ishaldir.

Rivastigmin (Exelon®, Rivaxel®, Ristart®): Kapsül, flaster ve solüsyon formları vardır. Flaster ve sıvı formu ağızdan ilaç almakta zorlanan veya reddeden hastalarda tercih edilmektedir. Sabah ve akşam alınan 1.5 mg dozu ile tedavi başlanır. Hastanın ilacı tolere edebilmesi halinde doz tedrici olarak 4 haftada bir günde 3 mg artışlarla sabah ve akşam alınan 6 mg dozuna kadar çıkarılır. İlaç yemeklerle birlikte alınmalıdır. Sıvı formu su, soda veya soğuk meyve suyu içinde hastaya verilebilir. İlaç bulantı, kusma ve iştahsızlık yapabilmektedir.

Donepezil (Aricept®, Dozyl®, Doenza®, Dement®): Sadece tablet ve ağızda dağılan (evess) formu vardır. İlaca günde bir kez alınan 5 mg ile başlanıp bir ay sonra günde 10 mg’lık formuna geçilir. Yurt dışında 23 mg’lık formu da bulunmaktadır. Yüksek doz (23 mg) donepezilin bilişsel işlevlerde düşük doz forma (5 ve 10 mg) göre üstünlüğü olmasına karşın günlük işlevlerde ortaya çıkardığı belirgin bir fark yoktur ve yan etkileri de biraz daha fazladır. En sık yan etkileri bulantı ve ishal olmakla birlikte uyku sorunları, kusma, kramp ve iştahsızlığa da neden olabilmektedir.

Galantamin (Reminyl®): Piyasada 4, 8 mg tablet ve 8, 16 ve 24 mg’lık uzatılmış salınımlı kapsül formu vardır. İlaca sabah ve akşam alınan 4 mg’lık tablet veya 8 mg’lık günde bir kez alınabilen uzatılmış salınımlı kapsül formu ile başlanır. Bir ay sonunda günde 16 mg’a çıkılabilir. Maksimum günlük doz 24 mg’dır. İlaç yemeklere birlikte alınmalıdır. En sık yan etkileri bulantı, kusma, iştahsızlık, sersemlik hissi ve kalp atım hızında yavaşlamadır.

• Antioksidanlar: Vitamin E’nin yüksek dozda (günde 2 kez 1000 IU) ve selegilin isimli bir parkinson ilacının kullanılmasının orta düzeydeki Alzheimer hastalığında hastalığın gelişmesini yavaşlattığı gösterilmiştir. Bu iki ilaçtan vitamin E daha az yan etkiye sahip olduğu için daha çok tercih edilmektedir. Bu tedavi sırasında yüksek doz vitamin E’nin kanamalara yatkınlık yapabileceği akılda tutulmalıdır.

• Antiglutamaterjik tedavi: Bu grup içinde tek ilaç memantin isimli bir moleküldür. Memantinin özellikle orta-ileri düzey Alzheimer hastalarında sınırlı da olsa olumlu bir etkisinin olabileceği gösterilmiştir.

Memantin (Ebixa®, Memantin®, Cogito®, Demax®): Piyasada 10 mg’lık tablet ve damla formları vardır. Damla formunda pompaya her basış 5 mg’lık ilaca karşılık gelmektedir. Tedaviye günde bir kez 5 mg ile başlanır. Haftada bir 5 mg’lık artışlarla birinci ayın sonunda sabah akşam 10’ar mg olacak şekilde günde 20 mg’a kadar çıkılır. En sık yan etkileri sersemlik, kabızlık, baş ağrısı ve yüksek tansiyondur.

3. Üçüncü basamak: destek tedavisi
Alzheimer hastalığında zihinsel yetilerin kaybı sıklıkla tek belirti değildir. Hastaların %25-50’sinde depresyon, %50-70’inde hırçınlık, %30-60’ında halüsinasyonlar gibi psikiyatrik bulgular izlenmektedir. Bu belirtilerin tedavisi için ketiapin, haloperidol, risperidon, olanzapin gibi antipsikotiklerin yanısıra, depresyon için sitalopram, sertralin ve fluoksetin gibi depresyon ilaçları da kullanılabilmektedir.

İlginizi çekebilecek diğer yazılar

Bunama (Demans)

Parkinson Hastalığı

Limbik ensefalit